Yönetmen: Marcus Nispel
Oyuncular: Jason Momoa, Stephen Lang, Rachel Nichols, Ron Perlman, Rose McGowan, Saïd Taghmaoui, Steven O'Donnell, Leo Howard, Nonso Anozie, Raad Rawi
Senaryo: Thomas Dean Donnelly, Joshua Oppenheimer, Sean Hood
Müzik: Tyler Bates
80'lerdeki
Teksas,
Tommiks,
Mister No gibi çizgi roman alışkanlıklarımı ve algımı baştan aşağı değiştiren, adeta devrim yapan
Ken Parker,
Martin Mystere ve
Conan olmuştu. İlk ikisindeki maden henüz sinema sektörü tarafından keşfedilmedi. Beyaz perdeye uyarlanınca rezil edilen örnekleri gördükçe iyi ki de keşfedilmedi diyesi geliyor insanın. Ama
Robert E. Howard'ın yarattığı
Kimmeryalı Barbar Conan,
Arnold Schwarzenegger'ın kariyerinde bir dönüm noktası olan 1982 tarihli
John Milius filmiyle o dönemde hayli ses getirecek biçimde sinemaya uyarlandı. Yıllandıkça da kıymeti artan filmlerden biri haline geldi. Aradan yaklaşık 30 yıl geçmişken
Conan'ı tekrar sinemada, hem de 3D olarak diriltme projesi tüm hayranları gibi beni de heyecanlandırmadı değil. Yine de günümüz yeniden çekim ya da çizgi roman uyarlamalarında görülen piyasa normlarına uyum takıntısı ve daha pekçok sebepten ötürü temkinli olma duygusu, heyecanın önüne geçer oldu.
Küçükken babası
Corin, dönemin zalim kralı
Khalar Zym tarafından öldürülünce intikam yemini eden
Conan'ın hikâyesi, fazla bir senaryo becerisi gerektirmiyor aslında. O hanede yazan isimlerden
Thomas Dean Donnelly ve
Joshua Oppenheimer ikilisi, yakın zamanda yine hayranlarının merakla beklediği çizgi roman kahramanı
Dylan Dog'u mundar etmeleriyle bilin(m)iyorlar. Burada da yeni
Conan üzerine neredeyse yeni ya da orijinal hiçbir şey koyamamışlar. O zaman bu hikâyenin nasıl anlatılacağı daha fazla önem kazanıyor. Belki de yeni nesile bir zamanların efsane çizgi roman kahramanını çağın teknolojik nimetlerinden faydalanarak tanıtma fırsatı elde eden bir filme yönetmen olan kişi ise
The Texas Chainsaw Massacre,
Friday The 13th yeniden çekimleriyle suyunun suyu olmaktan öteye gidememiş video klip kökenli
Marcus Nispel ne yazık ki. Fazla efor gerektirmeyen senaryoyu (aslında kabaca bakıldığında mesela
Batman'in hikâyesi bile fazla efor gerektirmiyordu ama ne oldu?) daha olgunlaştırmak biraz da felsefi boyut katmak için kasmayan, kaldı ki o kadar zekâsı da bulunmadığını düşündüğüm senaristlerden o yönde bir beklentisi zaten olmayan
Nispel aksiyonun dibine vurmayı hedeflemiş. Ama orada da bilindik CGI şablonlarından hiç de yaratıcı olmayan biçimde faydalanmaktan başka bir numarası yok.
Conan yeniden çekiliyorsa, başrolü oynayacak oyuncunun da önemi artıyor. Epey bir dizi tecrübesi olan, son olarak da
Game Of Thrones harikasında gözüken Hawaiili model eskisi
Jason Momoa, tüm fiziki ihtişamına rağmen
Conan olamıyor kanımca. Hâlâ iyi bir oyuncu olduğunu düşünmediğim
Schwarzenegger, 82'deki filmin kült atmosferinin de yardımıyla
Conan olmakta pek sıkıntı çekmemişti. Zaten
Terminator'e kadar hep
Conan diye hatırlanırdı.
Ron Perlman dışında rolünü doldurabilen birinin olmadığı zayıf cast da eklenince yılın en ciddi hayalkırıklıklarından biriyle daha zaman kaybetmiş oluyoruz. Şu filmi
Conan'ın yüzü suyu hürmetine izlemiş olanların sayısı düşünüldüğünde tuzağa düşmüş gibi hissetmemek zor. Belki çok daha iyi ellerde müthiş bir sinema deneyimine dönüşebilecek bir fırsat kaçmış. Tek dileğim, eğer bir gün
Ken Parker, sinemaya uyarlanırsa (bol sezonlu bir dizi de fena olmazdı)
John Hillcoat -
Nick Cave ikilisinin el atması. Rüya gibi bir şey!
Üstüne katacak hiçbir şey yok. Tamamen aynı şeyleri düşünüyoruz yalnız Jason Momoa aslında oturuyor oturmasına ama daha çok yeni çizim Conan'ların tarzına oturuyor. Daha deli fişek falan. Conan The Savage tarzı. http://hyboria.xoth.net/img/conan_savage.jpg
YanıtlaSil