Yönetmen: James Griffiths
Oyuncular: Tim Key, Tom Basden, Carey Mulligan, Sian Clifford, Akemnji Ndifornyen
Senaryo: Tom Basden, Tim Key
Müzik: Adem İlhan
İki kez piyango kazanmış olan Charles, en sevdiği müzisyenler olan ve uzun süre McGwyer Mortimer adıyla müzik yapıp ayrılmış Herb McGwyer ve Nell Mortimer'ı tekrar bir araya getirmeyi hayalini gerçekleştirmek üzeredir. Gözlerden uzak Wallis Adası'ndaki evinde yalnız yaşayan Charles, başta bir konser olacağını söylese de, aslında kendine özel bir gösteri ayarlamıştır. Önce bu durumdan habersiz Herb, ücreti karşılığı konser teklifini kabul ettiğinde Charles'ın fantezisi gerçeğe dönüşür. Ne var ki Nell de adaya gelince, bir zamanlar aralarında müzikal işbirliği yanında gönül ilişkisi de olan iki müzisyen arasındaki eski hesaplar yeniden su yüzüne çıkar. 2007 yılında Tim Key ve Tom Basden, "The One and Only Herb McGwyer Plays Wallis Island" adında 26 dakikalık bir kısa film senaryosu yazmışlar, başrolleri paylaşmışlar, James Griffiths de yönetmişti. Aradan 18 yıl geçtikten sonra aynı kadro bu senaryoyu uzun metraja çevirip The Ballad Of Wallis Island adıyla tekrar dolaşıma sokuyor. Kısa film, Charles'ın sadece Herb McGwyer'ı çağırmasıyla ilgiliyken, uzun metraja Nell Mortimer da eklenmiş. Tabii bununla beraber başka eklemelerle senaryo başarıyla uzun metraja uyarlanmış. Eşini kaybettikten sonra yalnız yaşamaya başlayan, eşinin de çok sevdiği müzisyen ikiliyi onun anısını da düşünerek bir araya getirme hayalinin peşinde koşan Charles, sürekli pozitif, neşeli, espri kovalayan, biraz da geveze bir adam. Başlarda bir miktar sinir bozucu dursa da, kısa sürede onun bu özelliklerine alışmak, sevimli bulmak hiç zor olmuyor.
The Ballad Of Wallis Island, önemli bir yanıyla yalnızlık temalı bir film. Charles'ın yalnızlığına, artık eski güzel McGwyer Mortimer günlerinden uzakta solo çalışmalara yönelmiş ve "solo" kalmış Herb'ün yalnızlığı ekleniyor. Bu süre zarfında evlenmiş olan, hatta adaya eşiyle birlikte gelen Nell, dolaylı da olsa Herb gibi eskilerin popülerliğinden uzaklaşmış ama solo da takılmayıp müziği geri plana itmiş. Keza, adanın küçük bakkalını işleten dul Amanda da bir başka yalnız karakter. Film aslında açıkça dillendirmese de, bu uzak adada yalnız kalmış Charles'ın hayatındaki en özel insanın kaybından sonra bu yalnızlığını kendisi için yine özel olan McGwyer Mortimer ile paylaşmak istediği anlaşılıyor. Bu üç kişi arasında kurulan ikili ve üçlü diyalogların akıcılığı, dengeli kurulumu, hüznü ve mizahı birbirinin içinde eriten hoşluğu, bu ruh haline hazır seyirciyle bağ kurmakta çok başarılı. Başta bu özel konser fikrine hiç ısınamasa da, Charles ile yavaş yavaş bir bağ kurmaya başlayan, hele de Nell adaya geldikten sonra beraber yaptıkları eski şarkıları yıllar sonra tekrar çalma fırsatı elde eden Herb'ün merkezdeki duruşu, Charles'ı daha da öne çıkaran bilindik bir senaryo başarısı aslında. Hatta o merkezin Herb kadar Charles'ın da durduğu yer olduğu anlaşılıyor. Karakterlerin kendi küçük aksları birbirlerini destekleme yolunda hiç sorun yaşamıyorlar. Nell'in filmdeki fonksiyonu ise, Herb ile yaptığı son konuşmadan anlaşılıyor: Bazen bir insanı özlediğimizi sanırız ama aslında özlediğimiz şey onun da içinde bulunduğu o eski dönemin kendisidir.
Herb, Wallis gibi ücra bir adada Charles gibi son derece sadık bir hayranı olduğu gerçeğinin şaşkınlığını da taşıyor. Solo kariyeri, ikili oldukları McGwyer Mortimer dönemleri kadar parlak sayılmaz. Bu yüzden Charles'ın yoğun hayranlığına karşı temkinli. Ama senaryo küçük dokunuşlarla ikisi arasında o kadar incelikli bir ilişki inşa ediyor ki, Herb bir süre sonra bu konser davetinin para kısmını çok da önemsemediğini anlamaya başlıyor. Ama Nell'in adaya gelmesiyle değişmeye başlayan bazı dengeler, artık eskimiş bazı duygular, tozlanmış anılar, zamanın aşındırıcı etkisini karakterlerin yüzüne vuruyor. Böylece geçip gitmiş zamanın sebep olduğu o kalp kıran, yürek burkan hüznün yüzeye çıkışı da kolaylaşıyor. Bazı iyi yazılmış senaryolar hiç görmediğimiz o geçmişi sanki bizzat oradaymışız gibi zihnimizde canlandırmayı, şimdiki zamana da tortusunu bırakmayı becerince kendi yolunu çok güzel çizebiliyor. Hele de bunu haylaz bir deniz ve gri gökyüzünün birleştiği şahane manzaralar içinde yapınca tadına doyulmuyor. İzlandalı görüntü yönetmeni G. Magni Ágústsson'un yer yer bu İngiliz filmine kattığı İskandinav dokusu, albüm olarak da çıkmış Tom Basden'in hem solo, hem de Carey Mulligan düetli folk şarkıları, özellikle Tim Key'in harikulade Charles performansı görülmeye, duyulmaya değer anlar. The Ballad Of Wallis Island, içinden folk müzik, yalnızlık, tenis, küllenmiş bir aşk, ince sızılar, nefis manzaralar, kelime esprileri, yağmur, telefon kulübesi, dilek fenerleri geçen, 2025'in en tatlı filmlerinden biri.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder