30 Ağustos 2015 Pazar

Sound City (2013)


Yönetmen: Dave Grohl

1969 yılında Tom Skeeter tarafından satın alınan, Joe Gottfried ve Keith Olsen tarafından işletilen Los Angeles'taki efsanevi stüdyo Sound City'nin hikayesi, sadece Nirvana ve Foo Fighters ile tanıdığımız baterist, gitarist, solist, şarkı yazarı, yapımcı Dave Grohl'un yönetmenliğinde aynı adlı belgeselde anlatılıyor. Faaliyette olduğu ilk yıllarda "bir köşeye işeseniz bile kimsenin takmayacağı" bir stüdyo olmasına rağmen, Nirvana, Kyuss, Red Hot Chili Peppers, Fleetwood Mac, Dio, Neil Young, Rick Springfield, Tom Petty, Johnny Cash, Rage Against The Machine, REO Speedwagon, Metallica ve ismi buraya sığmayacak pekçok ismin dünya çapında milyonlar satmış albümlerinin kaydedildiği bir yerdi. Çeşitli belgesellerde yazar olarak görev yapmış Mark Monroe'nun metin ve kronoloji olarak derleyip toparladığı Sound City, kuruluşu, yükselişi, çalkantılı dönemleri ve 2011 yılında kapanışıyla müzik tarihinde derin izler bırakmış stüdyonun öyküsünü anlatırken gram teklemeyen bir yapım. Dave Grohl, saydığımız bu isimlerin kendi ağızlarından stüdyo ile ilgili anılarıyla, arşiv görüntüleriyle, canlı performanslarla derlediği belgeseliyle bu tarihe eğlenceli ve nostaljik biçimde ışık tutuyor.

Sound City, müzisyenler için sadece bir stüdyo olmaktan çok daha fazla anlam taşıyor. Skeeter ve Gottfried sayesinde müzisyenlerin kendilerini rahat hissedeceği bir ev, buluşma noktası, takılma mekanı, okul, mabet gibi adeta. Sadece oranın tadını çıkaran müzisyenlerin değil, farklı sound anlayışlarına sahip Butch Vig, Rick Rubin, Joe Barresi gibi kurt yapımcıların, orada uzun süreli çalışan personelin yorumları da Sound City'nin farklı boyutlarını idrak etmemize katkıda bulunuyor. Fleetwood Mac'in "bunun filmi de olur" dedirten kuruluş hikayesi ve Gottfried ile Rick Springfield arasındaki baba-oğul ilişkisinin dramatik neticesi, Sound City ekseninden kopmadan etkileyici yan unsurlar olarak dikkat çekiyor. İngiliz elektronik dehası Rubert Neve tarafından yapılan ve dünyada sadece dört tane bulunan Neve Konsolu'nun Joe Gottfried tarafından 75,175 dolara satın alınması (bu arada filmde Neve'in Dave Grohl ile sohbetinden kısa bir bölüm de var), müzik tarihinin kilometre taşı olacak albümlerinin Sound City vesilesiyle çıkmasını sağlıyor. Ama teknolojik gelişmeler sonucu dijital gereklerin kayıt sürecini, biçimini kolaylaştırması, iş gücünü hafifletmesi, hataları kısa sürede düzeltme becerisi, bu gerekleri benimsemeyen Sound City'nin geleneksel kayıt yöntemlerini bir anda sorgulatır hale getiriyor.


Birçok grup ve sanatçı tarafından dönüm noktası olan Neve Konsolu'nun ardından, devrim niteliğinde bir hard disk ses kayıt, miks ve düzenleme sistemi olan Pro Tools'un icadı, Sound City'nin çöküş sürecini hızlandırıyor. Keith Olsen ile başlayan yaprak dökümü, Sound City'yi çağın gerisine düşmüş gibi gösterse de, Nirvana'nın efsane Nevermind albümünün orada kaydedilmesinden sonra esen rüzgar, maddi ve manevi bir rahatlama sağlıyor. Dave Grohl'un Nevermind yüzünden Sound City ile kurduğu gönül bağı, yıllar sonra elden çıkarılacağını öğrendiği Neve Konsolu'nu 76.000 dolara satın alıp kendi stüdyosuna kurmasıyla çok daha iyi anlaşılıyor. Analog biçimde, yani şarkı kayıtlarının dijital olarak değil de bantlara kaydedilmesi, kısacası kaset çağının saf emek gerektiren insani dengelerinin altını çizmek isteyen Grohl, bu davranışını ve bunu bir belgesele dönüştürmek istemesini kendi ifadeleriyle son derece anlamlı bir zemine oturtuyor.

"Her şey bu konsolun hikâyesini anlatmak istememle başladı. Derken hikâye büyüdü. Her şeyi yaratıp değiştirebildiğiniz bu teknoloji çağında insan faktörünü nasıl koruyacağız? Müziği yapanın insan olduğu duygusunu nasıl koruyacağız?"

Bu konsolu bir kenara koyup müzelik eşya muamelesi yapmaktansa onu kullanmak isteyen Grohl, kendisi gibi aynı bağı kurmuş müzisyenlerle kayıtlar yapmaya başlıyor ki, belgeselin müzikal anlamda yükseldiği bu anlar tüm doğallığıyla görülmeye değer. Stevie Nicks, Rick Springfield, Tom Petty, Trent Reznor, Josh Homme ve nihayet Grohl'un müziğe başlama sebebi olduğunu söylediği Paul McCartney ile gerçekleştirilen kayıtlar Sound City: Real To Reel albümünde dinlenebilir. (Bu arada konsolun başında Nevermind'ın prodüktörü Butch Vig yer alıyor.) Grohl'un vurgulamak istediği insan faktörü, pekçok farklı müzisyen tarafından, pekçok farklı ifadeyle dile getirildiği gibi, bu performanslarla da pekiştiriliyor. Böylece Sound City ve Neve Konsolu'nun sembolize ettiği bu faktör, güçlü, dinamik, renkli bir kurguyla Grohl'un vefa borcunu ödediği bu belgesele güçlü bir anafikir oluşturuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme