3 Eylül 2008 Çarşamba

Paranoid Park (2007)



Yönetmen: Gus Van Sant

Oyuncular: Gabe Nevins, Daniel Liu, Taylor Momsen, Jake Miller, Lauren McKinney

Senaryo: Blake Nelson, Gus Van Sant

 

Blake Nelson’un romanından uyarlanan Paranoid Park, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor. Filmin oyuncularını myspace’te açtığı bir yarışmayla amatör gençler arasından seçen yönetmen Gus Van Sant, ergenlik çağının buhranlarına çeşitli yönlerden bakmaya çalışıyor.

Gus Van Sant sineması genel olarak zevk almadığım ama kendine has örnekleri barındıran bir sinema. İnsan, vaktini boşa harcatan filmlere her ne olursa olsun kızıyor. Eleştirmeye kalktığında da doğru kelimeleri seçemeyebiliyor. Sant’a, onun sinemasına ya da genel anlamda özensiz minimal anlatımlara soğuk birinin anlaması, zevk alması da beklenmemeli. Benim Paranoid Park’tan yegane beklentim (evet bir beklentim vardı!) Christopher Doyle görselliğiydi. Ne var ki bu filmde onu da bulamadım diyebilirim. İncelemede sözü edilen sahnelerden aynı duyguyu alamadım. Neticede görsellik de görecelikten nasibini alıyor. Doyle’u Doyle yapan şiirsellik, estetik ve ustalık Paranoid Park’ta altına Doyle imzası atılamayacak kadar “normal”di bence. Doyle’u Doyle yapan unsurlar hakkında az biraz bir şeyler geveleyebilecek kadar Doyle örnekleri izlemiş biri olarak şahsi kanaatim bu yönde. Demek istediğim, ben Doyle’u herhangi bir görüntü yönetmeninin rahatlıkla çekebileceği planlardan farklı bir vizyonu olduğu ve bunu perdede hissettirebildiği için severim. Yani Paranoid Park’ta “evet işte bu tam Doyle’un işi” dediğim tek bir sahne bile hatırlamıyorum. Yanlış anlaşılmasın, Doyle’dan umduğum her zaman Wong Kar Wai şiirselliğinde bir sanat değildir. Alelade bir filmi bile yukarı taşıyabilecek ustalıkta bir çift gözün yaratıcı dokunuşlarıdır. Christopher Doyle, çekeceği filmin hacmini hesaba katan, ama bununla yetinmeyip ona hacim katan bir sinema adamı. Künyesinde Doyle ismini görmesem, kesinlikle ona konduramayacağım bir filmdir Paranoid Park. Olaya yüzeysel baktığımın düşünülmesini istemem. Neticede bu görsel bir algı biçimi ve mutlaka farklılık arzeder. Sant ve Doyle kimyası bana ve benim gibi düşünenlere gitmiyordur. Ama dünyanın en gereksiz filmlerinden biri olan 1998 yapımı Psycho’da da gördüğümüz bu ortaklığı anlamlandırmak için olaya yüzeysel bakası geliyor insanın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder