23 Temmuz 2008 Çarşamba

Comedian (2002)


Yönetmen: Christian Charles
Oyuncular: Jerry Seinfeld, Orny Adams, George Shapiro, Ray Romano, Chris Rock, Garry Shandling, Bill Cosby, Jay Leno
Müzik: Chris Franklin

Komedi ciddi bir iştir. Ekranda, sahnede rol icabı yere düşen birisine, kışın kaygan yollar üzerinde yürüyemeyip poposu üstüne düşen birisine güldüğümüz kadar gülemememiz, istem dışı da olsa komik olmayı nasıl bir yere koyuyorsa, istem içi komik olmanın, yani komiklik yapmanın daha fazla gerçekliğe ihtiyacı olduğu açıktır. Bu yüzden komiklik yapmak isteyen insanların riskleri oldukça fazla. Eğer beceremez ise komik olma durumu var. Zaten amacı o değil mi? Evet ama o adam traji-komik olmak istemiyor ki, komik olmak istiyor. Toplum içinde kimsenin tutmadığı, buz gibi bir hava estiren bir espiri yaptığınız anları düşünün. İşte komedyenin, bu durumdan kat kat fazla yerin dibine girme olasılığı var. En iyisi bu noktada Comedian’a geçmek.

Tüm zamanların en kaliteli sit-comlarından biri olan Seinfeld’in yıldızı Jerry Seinfeld’in komedyenlik mesleğini teorik ve pratik açıdan yorumlayışına değişik bir bakış olarak niteleyebileceğimiz Comedian, 80 dakikalık hoş bir reality.. Jerry Seinfeld’in komik bir insan olup olmadığı konusunu tamamen Seinfeld dizisine dayandırırsak, olumlu yanıt vermemiz kaçınılmaz. Çünkü her bölümde işlediği birbirinden ilginç ayrıntılar, tartışmasız 4 harika oyuncusu ve onların her birine biçilmiş zeka dolu espirilerin tadına doyulmuyor. Seinfeld’in dizinin başında ve sonunda izlediğimiz gösterilerinin ve tabiki gerçek hayattaki Seinfeld’in ekran duruşunun perde arkasına bakış atan Comedian, bu işin ne menem bir iş olduğu hakkında izleyeni az çok fikir sahibi yapabilecek bir belgesel.

İlk bölümde Orny Adams isminde, komik olduğuna kendisini fena halde inandırmış, ama bence komikliğin yanından geçmek için bile birkaç vasıta değiştirmeye ihtiyacı olan bir komedyen adayının tutunma çabalarını izliyoruz. Tek komik yanı ismi olan bu adam (bir kadın garson, hiçbir anne-babanın evladına bu ismi koyamayacağını iddia ediyor) malzemelerini tuttuğu notlardan, kasetlerden bulacağım diye kasıp, bir yandan da kendi kendine iyi olduğuna dair telkinlerde bulunuyor. Kafasının bir yanında da bu düşünceye inanma mücadelesi veriyor. Panik halinde yaşıyor, acı çekiyor. Bunun yanında Seinfeld’in kendisine “öğreten adam” yaklaşımıyla kafa buluyor. Başta Seinfeld ve Andy Kaufman olmak üzere bir sürü şovmeni piyasaya kazandırmış prodüktör George Shapiro’nun kanatları altına girdiğinde ise, iyi bir komedyen olduğuna iyiden iyiye kanıyor. Ama özellikle bir gösterisinden sonra kulise gelen Shapiro’nun meslektaşı ve dostu Barry Katz’ın zalim eleştirileri üzerine süngüsü fena düşüyor.


Filmde Bill Cosby, Jay Leno, Chris Rock, Garry Shandling, Ray Romano, Greg Giraldo gibi Amerikan komedisinin stand-up kökenli ağır isimlerini de Seinfeld ile laflarken görmek mümkün. Tadımlık olarak izlediğimiz Seinfeld gösterilerindeki espriler, kültür farklılıklarının getirdiği anlayış çeşitliliği ile gerçekten komik olabiliyor ve bazen de aval aval bakmamızı sağlayabiliyor.Bir jüri heyetine nasıl güvenirsin? Jüri heyeti, bu görevden kaçmayı beceremeyen 12 salaktan oluşur türünden şeyler söyleyen Amerikan mizah anlayışı çok değişik temellere oturmuş. Kimi zaman içine fazla kapalı, kendiyle kafa bulduğu anlar çok keyifli, dışarıya baktığı anlar aşağılayıcı. Ama kesinlikle zeki.. Zekasını doğru yönde kullanıp kullanmama şansı kendi elinde, ama bu durum zeki olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kullanamadığında zaten aptal durumuna düşmesi de kaçınılmaz oluyor. Stand-up, bu zekanın bireyler tarafından ne yönde kullanıldığını yansıtan bulunmaz bir oyun alanı. Fiziksel komiklikten ziyade, tam bir aktörlük gerektiriyor. Bir ördek, bir eşcinsel ve bir Yahudi köprüde karşılaşmışlar.. diye girilen bir hikayeyi belki 10 kişiden 7’si tamamlar. Ama en komik hangisi olur sorusunun cevabı, bu saydığımız özelliklere dayalı mesela.

Hayati filmleştirilmiş Andy Kaufman (Man On The Moon) ve Lenny Bruce (Lenny)’un sıra dışı yaşamları ve aykırı komedi anlayışları mutlaka görülmeli. Jim Carrey ve Dustin Hoffman’ın hayat verdiği bu şovmenler, günümüz komedi arenasının ve müzik dünyasının saygın ilham kaynakları olmuşlardır. REM’in Kaufman (Man On The Moon) ve Bruce (It’s The End Of The World As We Know It) hayranı olduğunu, klüplerde stand-up karakterlerinin Letterman’a çıkmak için olası her yerlerini yırtmaya hazır olduklarını, Chris Rock, Steve Martin, Billy Crystal, Conan O’Brian, Eddie Izzard gibi daha nice isim yapmış yeteneklerin bu mesleğin duayenleri olduğunu da belirtelim.

Comedian, derme çatma yapısına rağmen oldukça ciddi bir belgesel. Seinfeld ve Orny Adams’ın kariyer serüvenlerinin paralel ilerleyişleri, al devre-üst devre çağrışımları yapmakta. Yani Adams giderken, Seinfeld geliyordu. Bu barizliği, her iki komedyenin çeşitli gösterilerinden alınmış hikaye kalitesinden de anlıyoruz. (Bkz. Seinfeld’in Paramount performansı, deli dana ve güzellik yarışmaları esprisi yanında, Adams’ın “deri veremi” takıntısı). Mesleğin getirdiği zorlamalar her seviyedeki komedyenin ortak paydası. Seinfeld’in hiç bilmediğimiz sahne arkası sakin gerilimini de görmüş olduk bu sayede.. Comedian, komedinin, komedi yeteneğinin geldiği yer kalptir, gönüldür şeklinde klişe bir anafikir etrafına serpiştirilmiş sohbetlerin, Amerikan mizah anlayışı ile bezenmiş sahne performansları ile harmanlandığı TV belgeseli ayarında makul bir bir seyirlik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder